Can, could, may ve might arasındaki
farklar
Modal fiilleri ayırt etmekte zorlanıyor musunuz? Bu makale ile doğru kullanımlarını öğrenin. Ayrıca 30 milyondan fazla öğrencimize ücretsiz birçok kaynak sunuyoruz
Ayrıca can, could, may veya might arasındaki farkları anlamak zor olabilir. Endişelenmeyin, anadili İngilizce olanlar da bazen bu farkları ayırt etmekte zorlanır. Ancak bunu anlamanın püf noktaları vardır. İşte size bunları anlatıyoruz.
May ve might arasındaki farklar
Temel fark her iki fiil arasındaki kesinlik derecesidir. May daha olasıyken, might bir şeyin olma olasılığının daha düşük olduğunu belirtir.
Türkçe eşdeğerleri şöyle olabilir:
May: Belki / Olabilir / Muhtemelen.
Might: Belki olurdu / Olabilir.
May ve might aynı zamanda izin istemek için kullanılır, ancak might daha az yaygındır.
Örnekler:
- Brian onlarla öğle yemeğine gidebilir. (Brian may go to lunch with them.)
- O bana bu hafta telefon edebilir. (He might call me this week.)
- Bir kalem alabilir miyim? (May I have a pen?)
- Memur, size bir soru sorabilir miyim? (Agent, might I ask you a question?)
Can ve could arasındaki farklar
Can genellikle yetenekle ilgilidir ve could can’in geçmiş zamanı anlamına gelebilir. Ancak sadece zaman farkı değildir.
Can ve could izin istemek için kullanılabilir, ancak can çok daha samimi ve could daha resmi ve naziktir.
Örnekler:
- Biraz çay alabilir miyim lütfen? (Can I please have some tea?)
- Başka bir model gösterebilir misiniz? (Could you please show me another model?)
- Bana yardım eder misiniz lütfen? (Can you help me, please?)
- Kapıyı açar mısınız lütfen? (Could you please open the door?)
Ücretsiz kaydol ve İngilizce kursuna
hemen başla.
Could, might, may ve must nasıl kullanılır
| Must Çok korkutucu olmalıydı. Savaş korkunçtur. (It must have been very scary. A war is terrible.) | Çok muhtemel |
| May, might, could Bugün yağmur yağabilir. (Today may rain.) Bu soru uygunsuz olabilir. (This question might be impertinent.) O kaza bir trajedi olabilirdi. (That accident could have been a tragedy.) | Olası |
| Can’t / Could’t John bunu yapmış olamaz. (John couldn’t have done this.) Denseler bile bana zarar veremezsin. (Even if you try, you can’t hurt me.) | Neredeyse imkansız |
Egzersiz
- Telefonu duydum. Bu _____ benim eşim ya da bu _____ annem olabilir.
- Can’t/ must
- Could/ can’t
- May/ could
2. Proje başlamazsa toplantı _____ iptal edilebilir.
- May
- Can’t
- Must
3. Güneş çok parlıyor. Orası kesinlikle ________ çok sıcak olmalı!
- Must
- Could
- May
4. Brian _____ Vicky’nin tekrar onun sandviçini yediğine inanıyor!
- Must
- Can’t
- May
5. Mathew bilgisayarını bulamıyor. Birisi onu _________ çalmış olmalı.
- Can’t
- Might
- Must
6. Işık yok. Lucy evde _____ olmalı.
- Must
- Might
- Can’t
7. Bree ___________ miyop olabilir. Yol işaretlerini iyi görmüyor.
- Might
- Must
- Can’t
8. Hector YouTube’da videoyu izleyemiyor. WiFi ile ilgili bir sorun olabilir.
- Can
- Might
- Must
9. Rose geç kalıyor. Dersin başını kaçırmış olabilir.
- Can’t
- Could
- Must
10. Reklamdaki hayvan hakkında emin değilim. O ______ kurt olabilir.
- Can’t
- Could
- Must
Sonuçlar
- May/ could
- May
- Must
- May
- Must
- Can’t
- Must
- Must
- Could
- Could
İlginizi çekebilecek diğer bağlantılar:
DEVAM ETMEK İSTER MİSİN?
Seni ABA English'te bekliyoruz
İngilizceyi dijital ortamda ilk kez rehberli ve kişiselleştirilmiş bir
kurs ile sunan akademiyiz












DEVAM ETMEK İSTER MİSİN?
Seni ABA English'te bekliyoruz
İngilizceyi dijital ortamda ilk kez rehberli ve kişiselleştirilmiş bir
kurs ile sunan akademiyiz








