İngilizce edatları
İngilizce edatlar nedir ve türleri nelerdir
Edatlar, iki cümle parçasını gramatik anlam sağlamak için bağlamamıza izin veren kelimelerdir. İngilizcede çok sayıda edat vardır ancak anlamları ve cümledeki konumları, o edatın yer, zaman, hareket veya konum bildirip bildirmediğine bağlıdır.
Örnekler:
- Marianne is at the bank. (Marianne bankanın içindedir.)
- Put the groceries in the pantry. (Marketten aldıklarını kilerin içine koy.)
Daha önce de belirttiğimiz gibi, İngilizcede dört tür edat vardır:
İngilizce edatlar üzerine video
+30 MİLYON ÖĞRENCİ
Dünyanın en büyük dijital İngilizce akademisine katıl ve İngilizceni geliştir
İngilizcede en çok kullanılan edatlar
Bildiğiniz gibi, İngilizce öğrenmenin en iyi yolu anlamayı iyice pekiştirmeye yardımcı olan örneklerdir.
Bu nedenle sizin için İngilizcede en çok kullanılan edatların, Türkçe karşılıklarının ve faydalı olabilecek örnek cümlelerin yer aldığı bir tablo hazırladık.
| Edat | Türkçe Karşılığı | Örnek |
| Above | Üstünde, üzerinde, yukarısında | The flowers are above the table. (Çiçekler masanın üzerindedir) |
| Below | Altında, aşağıda, altında | My favourite neighbour lives just one floor below me. (En sevdiğim komşum tam bir kat altımda yaşıyor) |
| Behind | Arkasında | Be careful, there’s a really big mosquito behind you. (Dikkat et, arkan çok büyük bir sivrisinek var) |
| Between | Arasında | Keep it between us, but this is the best ice cream I have ever tasted! (Aramızda kalsın ama bu şimdiye kadar tattığım en iyi dondurma!) |
| Opposite | Karşısında, önünde | I live opposite the ATM. (ATM’nin karşısında oturuyorum.) |
| By | Yanında, yakınında | I want you by my side whenever I’m sad. (Üzgün olduğumda hep yanımda olmanı istiyorum.) |
| In front of | Önünde | They opened a new coffee shop just in front of the gym. (Spor salonunun hemen önünde yeni bir kafe açtılar.) |
| Next to | Yanında | I’m sitting next to my best friend in class (Sınıfta en iyi arkadaşımın yanında oturuyorum.) |
| Under | Altında | I think he’s hiding under the kitchen’s table (Sanırım mutfak masasının altında saklanıyor.) |
| Over | Üzerinde, üzerinden | I went over the exam one last time this morning. (Bu sabah sınavı son kez gözden geçirdim.) |
| Into | İçine doğru | When I was young, I fell into the pool. (Küçükken havuza düştüm) |
| Out of | Dışına, tükenmek | I ran out of eggs yesterday and I couldn’t make a Spanish omelette. (Dün yumurtalar bitti ve İspanyol omleti yapamadım.) |
| Across | Karşı tarafta, karşısında | I live really close to my auntie, she’s just across the street (Teyzemin çok yakınında yaşıyorum, sadece karşı tarafta.) |
| Along | Boyunca, süresince | I love taking a walk along the seashore. (Deniz kıyısında yürüyüş yapmayı severim.) |
| Through | Vasıtasıyla, içinden | You and I met through Carlos, he introduced us. (Sen ve ben Carlos sayesinde tanıştık, o bizi tanıştırdı.) |
| From… to | …’den …’ye | If you want to go from Barcelona to New York, you have to take a plane. (Barcelona’dan New York’a gitmek istiyorsan uçağa binmen gerekir.) |
| Edat | Örnek |
| Above | The flowers are above the table. (Çiçekler masanın üzerindedir) |
| Below | My favourite neighbour lives just one floor below me. (En sevdiğim komşum tam bir kat altımda yaşıyor) |
| Behind | Be careful, there’s a really big mosquito behind you. (Dikkat et, arkan çok büyük bir sivrisinek var) |
| Between | Keep it between us, but this is the best icecream I have ever tasted! (Aramızda kalsın ama bu şimdiye kadar tattığım en iyi dondurma!) |
| Opposite | I live opposite the ATM. (ATM’nin karşısında oturuyorum.) |
| By | I want you by my side whenever I’m sad. (Üzgün olduğumda hep yanımda olmanı istiyorum.) |
| In front of | They opened a new coffee shop just in front of the gym. (Spor salonunun hemen önünde yeni bir kafe açtılar.) |
| Next to | I’m sitting next to my best friend in class (Sınıfta en iyi arkadaşımın yanında oturuyorum.) |
| Under | I think he’s hiding under the kitchen’s table (Sanırım mutfak masasının altında saklanıyor.) |
| Over | I went over the exam one last time this morning. (Bu sabah sınavı son kez gözden geçirdim.) |
| Into | When I was young, I fell into the pool. (Küçükken havuza düştüm) |
| Out of | I ran out of eggs yesterday and I couldn’t make a spanish omelette. (Dün yumurtalar bitti ve İspanyol omleti yapamadım.) |
| Across | I live really close to my auntie, she’s just across the street (Teyzemin çok yakınında yaşıyorum, sadece karşı tarafta.) |
| Along | I love taking a walk along the seashore. (Deniz kıyısında yürüyüş yapmayı severim.) |
| Through | You and I met through Carlos, he introduced us. (Sen ve ben Carlos sayesinde tanıştık, o bizi tanıştırdı.) |
| From… to | If you want to go from Barcelona to New York, you have to take a plane. (Barcelona’dan New York’a gitmek istiyorsan uçağa binmen gerekir.) |
İngilizce seviyenizi biliyor musunuz? Şimdi test yapın.
Web sitemize kayıt olun ve seviye testine ücretsiz erişin. Birkaç dakika içinde seviyenizi öğrenip kurs ile ilerlemeye devam edebilirsiniz.
İngilizce edat türleri
İngilizce zaman edatları
İngilizcede zaman edatları, olayın ya da eylemin ne zaman gerçekleştiğini tanımlamamıza yardımcı olur. En yaygın edatlara bakalım.
| Edat | Anlamı |
| Hakkında, yaklaşık | |
| Sonra | |
| Civarında, yaklaşık | |
| Önce | |
| Ötesinde | |
| Tarafından, itibariyle | |
| Süresince | |
| Boyunca, için | |
| Süresince | |
| Geçmiş | |
| -den beri | |
| Boyunca, boyunca | |
| -e doğru, için | |
| Kadar, -e kadar | |
| İçinde, dahilinde |
- I will be arriving in about five minutes. (Yaklaşık beş dakika içinde varacağım.)
- The next episode will begin after the credits. (Sonraki bölüm jenerik müzikten sonra başlayacak.)
- Let’s have a cup of coffee before we leave. (Gitmeden önce bir fincan kahve içelim.)
- We won’t accept any more applications beyond midnight. (Gece yarısından sonra başka başvuru kabul etmeyeceğiz.)
- The restaurant will have the order ready by two pm. (Restoran siparişi öğleden sonra ikiye kadar hazır edecek.)
- I have to turn off my phone during classes. (Ders sırasında telefonumu kapatmam gerekiyor.)
- You must get ready for tonight. (Bu gece için hazırlanmalısın.)
- They have been together over the past three years. (Son üç yıldır birlikte oldular.)
- Sergei has been in recovery for the past month. (Sergei son bir aydır iyileşme sürecinde.)
- Since the surgery, Jenna has lost 40 pounds. (Ameliyattan sonra Jenna kırk kilo verdi.)
- My son grew nine inches throughout his teen years.(Oğlum ergenlik yıllarında dokuz inç büyüdü.)
- Two hours to the show. (Gösteriye iki saat kaldı.)
- Brady has to wait until his parents come pick him up. (Brady ebeveynleri gelene kadar beklemek zorunda.)
- You have to reach a decision within the next couple of days. )(Bir-iki>
+30 MİLYON ÖĞRENCİ
Dünyanın en büyük dijital İngilizce akademisine katıl ve İngilizceni geliştir
Yer edatları
İngilizcede yer edatları bir eylemin ya da olayın nerede gerçekleştiğini belirtir. Aşağıda İngilizcede en çok kullanılan yer edatları tablosu bulunmaktadır.
| Edat | Anlamı |
| Üstünde | |
| Karşısında, karşıdan karşıya | |
| Sonra, ardından | |
| Boyunca | |
| Arasında | |
| Çevresinde | |
| Önünde, öncesinde | |
| Arkasında | |
| Altında | |
| Yanında | |
| Arasında | |
| Ötesinde | |
| Yanında | |
| Close to | Yakınında |
| In front of | Önünde |
| İçinde | |
| Yakınına | |
| Next to | Yanında |
| On top of | Üstünde |
| Dışında | |
| Boyunca, her tarafta | |
| Altında | |
| Üstünde | |
| İçinde |
- Carla is above me at the company. (Carla bende şirkette üsttedir)
- David was waiting across the street. (David karşı sokakta bekliyordu)
- The children have band practice after school. (Çocukların okuldan sonra bando provasına gitmesi var)
- There are a lot of restaurants along this street. (Bu sokak boyunca birçok restoran vardır)
- I spotted the planet Venus among all the stars. (Tüm yıldızların arasında Venüs gezegenini gördüm)
- Lila practiced riding her bike around the block. (Lila blok çevresinde bisiklete binmeyi aldı)
- The university programmed the event before classes. (Üniversite etkinliği derslerden önce programladı.)
- He was behind me on the line. (O, sırada benim arkamdadır)
- They keep the candy below the counter. (Onlar şekerleri tezgahın altında tutuyorlar)
- You have to stand beside him at the ceremony. (Tören sırasında onun yanında durmalısın)
- Jane has to choose between chocolate and vanilla cake. (Jane çikolatalı ile vanilyalı kek arasında seçim yapmak zorunda)
- You have to go beyond being a simple employee. (Basit bir çalışan olmanın ötesine gitmelisin)
- Look at the vase by the window. (Pencerenin yanındaki vazoya bak)
- We live close to the school. (Okula yakın yaşıyoruz)
- The car is parked in front of the building. (Araba binanın önünde parklıdır)
- Don’t look inside the box, it’s a surprise. (Kutunun iç kısmına bakma, sürprizdir)
- Don’t go near the pond. (Göletin yanına gitme)
- The library is next to the bookstore. (Kütüphane kitapçı yanında)
- Put the book on top of the shelf. (Kitabı rafın üzerine koy)
- Cats shouldn’t be outside the house. (Kediler evin dışında olmamalı)
- I’ve been feeling sick throughout the week. (Hafta boyunca kendimi hasta hissettim)
- Carl is hiding underneath the covers. (Carl örtülerin altında saklanıyor)
- The world doesn’t rest upon your shoulders. (Dünya omuzlarınızın üstünde durmuyor)
- That is not within our reach. (Bu bizim erişim alanımızda değil)
İngilizce zaman edatları
İngilizcede zaman edatları, olayın ya da eylemin ne zaman gerçekleştiğini tanımlamamıza yardımcı olur. En yaygın edatlara bakalım.
| Edat | Anlamı |
| Hakkında, yaklaşık | |
| Sonra | |
| Civarında, yaklaşık | |
| Önce | |
| Ötesinde | |
| Tarafından, itibariyle | |
| Süresince | |
| Boyunca, için | |
| Süresince | |
| Geçmiş | |
| -den beri | |
| Boyunca, boyunca | |
| -e doğru, için | |
| Kadar, -e kadar | |
| İçinde, dahilinde |
- I will be arriving in about five minutes. (Yaklaşık beş dakika içinde varacağım.)
- The next episode will begin after the credits. (Sonraki bölüm jenerik müzikten sonra başlayacak.)
- Let’s have a cup of coffee before we leave. (Gitmeden önce bir fincan kahve içelim.)
- We won’t accept any more applications beyond midnight. (Gece yarısından sonra başka başvuru kabul etmeyeceğiz.)
- The restaurant will have the order ready by two pm. (Restoran siparişi öğleden sonra ikiye kadar hazır edecek.)
- I have to turn off my phone during classes. (Ders sırasında telefonumu kapatmam gerekiyor.)
- You must get ready for tonight. (Bu gece için hazırlanmalısın.)
- They have been together over the past three years. (Son üç yıldır birlikte oldular.)
- Sergei has been in recovery for the past month. (Sergei son bir aydır iyileşme sürecinde.)
- Since the surgery, Jenna has lost 40 pounds. (Ameliyattan sonra Jenna kırk kilo verdi.)
- My son grew nine inches throughout his teen years.(Oğlum ergenlik yıllarında dokuz inç büyüdü.)
- Two hours to the show. (Gösteriye iki saat kaldı.)
- Brady has to wait until his parents come pick him up. (Brady ebeveynleri gelene kadar beklemek zorunda.)
- You have to reach a decision within the next couple of days. (Bir-iki gün içinde karar vermen gerekiyor.)
İngilizce seviyenizi biliyor musunuz? Şimdi test yapın.
Web sitemize kayıt olun ve seviye testine ücretsiz erişin. Birkaç dakika içinde seviyenizi öğrenip kurs ile ilerlemeye devam edebilirsiniz.



Hareket edatları
İngilizcede hareket edatları, nesnelerin özneye veya başka bir referans noktasına göre hangi yöne hareket ettiğini ifade etmemize yardımcı olur. Bunlar İngilizcede en yaygın hareket edatlarıdır.
- We have to walk across the field. (Tarlanın karşısına yürümeliyiz)
- Paul walks the dogs along the stone pathway. (Paul köpekleri taşlı yol boyunca gezdiriyor)
- The house is just around the corner. (Ev köşenin hemen arkasındadır)
- George is contagious, so you have to stay away from him. (George bulaşıcı, bu yüzden ondan uzak durmalısın)
- My boyfriend lives down the street. (Erkek arkadaşım aşağı sokakta yaşıyor)
- The view is amazing from this window. (Manzara bu pencereden harika görünüyor)
- The firemen rushed into the burning building. (İtfaiyeciler yanan binaya koştular)
- Call me as soon as you get off the plane. (Uçaktan iner inmez beni ara)
- The dog jumped onto the bed. (Köpek yatağın üstüne atladı)
- Toby ran out of the house as soon as he saw his dad. (Toby babasını görünce hemen evden dışarı koştu)
- That rock flew right over my head! (O taş kafamın tam üzerinden uçtu!)
- Linda’s house is that one, past the coffee shop. (Linda’nın evi kahve dükkanının ötesinde, o evdir)
- The new route, through the tunnel, saves you one hour. (Tünelden geçen yeni rota size bir saat kazandırıyor)
- Mona is coming to my house this afternoon. (Mona bugün öğleden sonra evime geliyor)
- This route goes straight towards the ocean. (Bu rota doğrudan okyanusa gidiyor)
- The old pipe runs under the entire first floor. (Eski boru bütün birinci katın altında koşuyor)
- The elevator is going up. (Asansör yukarı çıkıyor)
In, on ve at edatları
In, on ve at, yani yer edatları, bir nesnenin, yerin ya da kişinin konumunu, ne kadar belirgin olduğu doğrultusunda ifade etmek için kullanılır. Bu edatlar şunlardır:
- My sister lives in Washington D.C. (Kız kardeşim Washington D.C.’de yaşıyor)
- Sandra is at work at the moment. (Sandra şu anda işte)
- They decided to meet on the corner of 27th and third. (27. ve 3. sokakların köşesinde buluşmaya karar verdiler)
+30 MİLYON ÖĞRENCİ
Dünyanın en büyük dijital İngilizce akademisine katıl ve İngilizceni geliştir
İngilizce edatlarla alıştırmalar
Aşağıdaki cümlelerde, cümlenin anlamını doğru vermesi için uygun edatı belirleyin.
- I am currently living ________ my parent’s house.
- The cake will be ready ________ time for the party.
- We have to read _______ French Revolution.
- My dad is on his way home ________ the hospital.
- The man was ________ my age.
- Are we going out ________ work?
- Shawn and I have been best friends _________ first grade.
- Please take a seat, we are ________ to begin.
- The rules say no food _________ class.
- We have been studying Cubism _________ the last few sessions.
Cevaplar:
- at.
- in.
- about.
- from.
- about.
- after.
- since.
- about.
- during.
- over.
İlginizi çekebilecek diğer bağlantılar:
- İngilizce gramer
- Sıfatlar
- İngilizce’de iyelik sıfatları
- İngilizce zarflar
- İngilizce miktar zarfları
- İngilizce sıklık zarfları
- İngilizce derece zarfları
- İngilizce durum zarfları
- İngilizce zaman zarfları
- İngilizce şart cümleleri
- Whom kullanımı
- A lot, a little ve a few farkları
- İyelik yapısı
- Sakson genitif
- İngilizce emir cümleleri
- İngilizce edatlar
- İngilizce yer edatları
- İngilizce zaman edatları
- İngilizce hareket edatları
- In, on ve at farkları
- İngilizce zamirler
- İngilizce belirsiz zamirler
- İngilizce nesne zamirleri
- İngilizce şahıs zamirleri
- İngilizce dönüşlü zamirler
- İngilizce ilgi zamirleri
- İngilizce selamlaşma ifadeleri
- İngilizce tekil ve çoğul
- Some ve any kullanımı
- İngilizce bileşik isimler
- Yardımcı fiiller
- To be fiili
- To do fiili
- To have fiili
- Wh soruları



















